Dr. Nurullah Güngör
http://www.nurullahgungor.com.tr
Toplumsal Sözleşme Teorisi, İslâm hukuku, kamu yönetimi ve bürokrasi başlıca çalışma alanlarım arasında yer almaktadır. Instagram: @dr_ngungor

Byung-Chul Han Düşüncesinde “Palyatif Toplum” Anlayışı

Tedavisi mümkün olmayan hastalıklar için ağrıyı ve acıyı geçici olarak yatıştırmak ve hastanın şikayetlerini en aza indirgemek amacıyla çeşitli yöntemler uygulanmaktadır. İşte bu süreç “palyatif” olarak adlandırılmaktadır. Byung-Chul Han’ın “Palyatif Toplum” kavramı da özünü buradan almaktadır. 21. yy. küresel aygıtları, organik toplumsal gerçeklikte geri döndürülemez hasarlara neden olmaktadır. Bu hasarların oluşturduğu travmalar, kapitali korumak ve.

Elias Canetti’nin Kitle ve İktidarı Üzerine

“Aslan avını yakalamak için kendisini dönüştürmek zorunda değildir, baştan sona kendisi olarak kalır. Ava çıkmadan önce kükreyerek varlığını hissettirir; o yalnız başına niyetini yüksek sesle, her yaratığın duyabileceği şekilde ilan edebilir.”* der. Canetti. Elias Canetti’nin yaklaşık 30 yıllık yoğun bir entelektüel birikimin sonucunda yazdığı “Kitle ve İktidar” (Crowds and Power) adlı başucu eseri, 1960’ta yayınlanmıştır.

Kültür ve Sanatın Toplum Hayatına Etkileri Nelerdir?

Bir toplum düşünün: insanlarının çoğu işlerine gidiyor, çocuklarını büyütüyor, ev işleri ile meşgale oluyor. Ancak bu dünya, bir şekilde sönük ve donuk. Duvarlar beyaz ve boş; müzik, dans, film veya tiyatro yok. Tasvir ettiğimiz hayat ne kadar çekici olurdu sizce? Bu durum, kültür ve sanatın toplum hayatındaki değerini gösteriyor. Aslında, kültür ve sanat sadece toplumun.

Max Weber’den Michel Foucault’ya İktidarın Anatomisi 2

Max Weber Sosyolojinin ve siyaset biliminin ilk akla gelen isimlerinden olan Max Weber, iktidarın meşruiyetini üç öğe halinde incelemiştir. Ona göre geleneksel, karizmatik ve akli egemenlik herhangi bir ülkede bulunan yönetim tipleri arasında yer alabilir. Bu çerçevede iktidarın meşruiyeti, yukarıda sayılan üç öğeden birine dayanarak toplumlar ve dönemler arasında değişebilir. Weber, iktidar kavramını, “bir aktörün,.

Platon’dan Rousseau’ya İktidarın Anatomisi 1

Kabile türü yaşamdan devlet menşeli yönetim anlayışına geçildiği süreçten itibaren iktidar kavramı her daim sıcak gündemin önemli bir parçası haline gelmiştir. Kavramın bu önemi iktidarın meşruiyeti, gücü ve sorumluluk alanı çerçevesinde hem siyaset biliminin hem de felsefenin kapsamlı çalışma alanları arasında yer almasını sağlamıştır. Nitekim Antik Yunan döneminden başlayarak günümüze kadar birçok düşünür, çeşitli görüşler.

Kapitalin Yarattığı Yarı İnsansılar

“Herkes haklı olduğunda her şey yitirilmiştir, her şey mubah ve mümkün olur, bu en trajik andır, bizim anımız budur.” (1) Peki herkesin haklı olduğu ortamı yaratan nedir? Mutlak bir suçlu bulmak zorunda mıyız? Ya da mutlak bir masum? Ne yazık ki, dayatmalarla dolu bir dünyada salt öfkeyi besleyen iyi niyetli insanlar topluluğunun önlenemez yükselişi bu.

Ekonomi ve Ahlak İlişkisi

“Bize acı çektiren kötülüklerin çoğunun tamamen gereksiz olduğunu ve ortak bir çaba ile birkaç senede yok edebileceklerini çok az insan anlamış görünüyor. Bütün uygar ülkelerde çoğunluk isteseydi, yirmi yıl içinde dünyada kötülüğün yarısını oluşturan bütün yoksulluğu, nüfusumuzun onda dokuzunu çaresizliğe mahkum eden ekonomik köleliği yok edebilirdik. Dünyayı güzellik ve yaşama sevinciyle doldurabilir ve evrensel barışı.

Koşulların Eşitliği Üzerine Diyalektik Bir İnceleme

Hegel gençlik yıllarında şöyle demişti “Hayatı düşünmek, işte yapılması gereken bu” gerçekten de böyle yapmıştı. Bireyi, toplumu, kültürü ve medeniyeti etraflıca düşünmüştü. O günlerden bu günlere Dünya çok değişti, ancak değişimin kendisi hep sabit kalmaya devam etti. Düşüncenin yöntemi değişti, ancak insanın fıtratı neredeyse hiç değişmedi. İstençler ve güdüler, egolar ve hırslar her dönem farklı.

Duyusal Paslanma Nedir? Karl Marx ve Hegel Düşüncesinde Akıl, Din ve Özgürlük Anlayışı

Bu Yazıda Neler Okuyacaksınız? Duyusal paslanma nedir? Kademeli diyalektik ve özgürlük arayışları. Marx ve Hegel düşüncesinde din anlayışı. Giriş Deve kuşuna demişler ki hadi uç bakalım, “ben deveyim” demiş, peki o zaman şu yükü taşı demişler “ben kuşum” demiş. Marx ve Hegel’in durumu da biraz buna benziyor. İkisi de akıl ve özgürlük üzerine ciddi argümanlar.

Neo-Liberalizmin “Yeni” Hayranlığı

Giriş “Yeni” sözcüğü son zamanlarda çokça görüp duyduğumuz, etkisine her alanda maruz kaldığımız bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Nitekim bu etki oldukça kısa bir zamanda gündelik hayatta her ismin başına “yeni” getirmek gibi bir gelenek oluşturdu. Oldukça fazla kullanılmasıyla da dikkat çekici boyutlara ulaştı. Hatta İngilizce’de “new” yeterli gelmedi bir de “novel” sözcüğü kendisine kullanım.