Ehemmi Mühimme Tercih Etmek Lüzumludur

21. yüzyıl bilgi çağı pek çok yenilik getirdi. İletişimi hızlandırdı, hastalıklara tedavi yöntemleri bulundu, uzay araştırmaları boyut atladı, insan hak ve özgürlükleri konusunda yeni bir mertebeye geçildi… Tüm bunlar olağanüstü gelişmeler.  Ancak bazı yan etkileri de yok değil. Başı çeken de hiç şüphesiz  hızlı yaşamanın getirdiği kargaşa. Birçoğumuz hayatı mümkün olduğunca hızlı yaşamaya gayret gösteriyoruz. Hiçbir işimiz olmasa bile sanki bir sonraki maratona yetişecekmişçesine hayatı aceleye getiriyoruz. Görüp duyumsayabileceğimiz birçok şeyi ıskalıyoruz. Bu tıpkı instagram’a fotoğraf atmak için Mısır Piramitlerini çıplak gözle görmek yerine telefonun lensinden bakmak gibi birşey.  Yavaşlamayı tercih etmek bazen en doğru seçimdir. Ancak bundan da doğrusu vardır ki o da ehemmi mühimme tercih etmektir. Atalarımızın çokça kullandığı bu ifade en önemli olanı önemli olana tercih etmek manasını taşımaktadır.

Hızlı yaşam anlayışı, kapitalizm tarafından insanlara aşılanan bir tür uyuşturucudur. Bu konunun ana teması şudur, eğer bir insanı yeteri kadar meşgul edersen, düşünmeye fırsatı kalmaz. Düşünemeyen insanı da istediğin gibi yönlendirir, hedeflerin doğrultusunda kullanabilirsin. Yalnız burada şu ayrıma iyi varılması gerekir, kapitalizmin dayattığı husus, niteliksiz meşguliyettir. Nitelikli meşguliyet zaten entelektüel gelişimin bir parçasıdır.

Peki İnsan Nasıl Yavaşlar?

Başlıkta da ifade ettiğim gibi, ehemmi mühimme tercih ederek. Bunun için yapılacaklar listenizi kategoriye ayırın.

  1. En önemli acil
  2. Önemli acil
  3. Önemsiz acil
  4. Önemsiz acil olmayan

Bu şekilde kargaşa içerisinde bir düzen oluşturmuş olacaksınız. Gerektiğinde gerekli olanı yaparak daha az stresli olacaksınız. Hem boş zamanınız olacak hem de farkındalığınız artacaktır.

Unutmayınız ki, beyin düzene hayrandır.

Dijital Detoks Nedir?

Malumlarınız olduğu üzere etrafımız kablosuz ağ sinyalleri ve cep telefonlarından yayılan radyasyonla çevrili. İş hayatımızda her ne kadar dijital kullanımlardan uzak kalamasak da en azından yaşam alanlarımızda bu duruma bir çeki düzen verebiliriz. Haftanın bir günü cep telefonundan, bilgisayardan uzak durabilir ve bir nevi detoks yapabiliriz. Bu fiziksel rahatlamanın yanında, zihinsel rahatlama da getirecektir. Nitekim sosyal medya bağımlılğı,  başkalarının hayatını gözetleme duygusunu standart hale getirmiştir. Psikologların dediğine göre bu gözetleme zamanla obsesif kompülsif bozuklukların önünü açmakta, mental sıkıntılara yol açmaktadır.

Ne Yapmalıyız?

Kendimizle ilgilenmeyi şiar haline getirmeli, başkalarına odaklanmak yerine iç dünyamızı keşfetmeliyiz. Yapacaklarımızı kategorilere ayırmalı, öncelik sırası belirlemeli, her zaman ehemmi mühimme tercih etmeliyiz. Haftanın bir günü dijital dünyadan bağlarımızı koparmalı, sevdiklerimize daha çok vakit ayırmalıyız. Hepsinden önemlisi, kendimizi tanımaya gayret göstermeliyiz.

Dr. Nurullah GÜNGÖR

nurullah@nurullahgungor.com.tr

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*