Gramsci Düşüncesinde Tarihsel Blok ve Hegemonya

Bu Yazıda Neler Okuyacaksınız?

  • Tarihsel blok ne anlama gelmektedir?
  • Hegemonya nedir, araçları nelerdir?

Giriş

Daha önce iki yazı dizisi (Gramsci Düşüncesinde “Organik Aydın” Kavramı, Gramsci Düşüncesinde Toplumsal Sözleşme Dinamikleri: Rıza ve Sivil Toplum) ile ele aldığımız Gramsci düşüncesine ait kavramları ve değerlendirmeleri bu son yazımız ile tamamlıyoruz. Bugünkü konumuz Gramsci’nin yorumladığı kavramların içeriğini temel hatlarıyla ifade etmek üzerine kuruludur.

Tarihsel Blok Ne Anlama Gelmektedir?

Fransız filozof ve sosyolog olan Georges Eugene Sorel (1847-1922) “mitin gücü” ifadesiyle tarih sahnesinde yerini almış olsa da, Gramsci’ye de ilham olan “tarihsel blok” fikri onun batı felsefesi içerisinde hatırlanmasında büyük pay sahibi olmuştur. Tarihsel blok, var olan düzen içerisinde eğitim kurumlarının, sendikaların, din merkezlerinin ve çeşitli halk topluluklarının taleplerini otoriteye iletmek amacıyla bir araya gelinmesi sürecine denir. Amaçta birlik olarak değerlendireceğimiz bu husus ender yaşanan bir durum olacağı için tarihsel blok olarak adlandırılmıştır. Gramsci toplumun isteklerinin kabul görmesinde tarihsel blok anlayışının içselleştirilmesi gerekliliğini öne sürerek, işçi sınıfının içerisinden çıkan aydınların bu konuda öncülük edebileceklerini deklare eder. Aslında tarihsel blok, birlik ve dayanışma istencinin toplumu oluşturan hemen hemen tüm kesimler tarafından kabul görmesi sürecine denir.

Hegemonya Nedir, Araçları Nelerdir?

Bir otoritenin başka bir grup üzerindeki baskın olan etkinliğine hegemonya denmektedir. Hegomanya, hegemonik araçlar kullanılarak gerçekleşir. Bu araçların neler olduğu o araçları kimin kullandığına göre değişir. Yine de bu araçları temel manada medya, eğitim kurumları, sendikalar ve din merkezleri olarak değerlendirebiliriz. Öte yandan Gramsci’ye göre hegemonik araçlar burjuvayı mutlu etmek üzerine tasarlanmıştır. Burjuva çıkarları toplumsal menfaatin de üzerinde bir konudur. Dolaysıyla burjuvanın çarklarının işlemesi için hegemonik araçların tam ve etkin bir biçimde çalışması gereklidir. Bu yöntem ile burjuva egemenliği yeniden üretebilecek konuma geçerek hem otorite hem de  alt ve orta sınıf üzerinde söz sahibi olacaktır.

Üç serilik bu yazı dizimizde, Gramsci düşünceleri içerisinde yer alan ve anlaşılması oldukça güç olan, organik aydın, rıza, sivil toplum, tarihsel blok ve hegemonya kavramlarını temel ve anlaşılır bir dille ifade etmeye gayret gösterdim. Gramsci hem siyasetçi hem de teorisyen kimliği  ile ön plana çıkmış, çatışma çözümlerini tepedenci bir bakış açısıyla değil merkezci bir anlayışla dile getiren 20. yüzyılın gördüğü önemli düşünürlerdendir. Marksizmi salt ekonomi ile ilişkilendirenlere karşı çok boyutlu bir bütünsellik öne sürmüş ve daha liberal bir bakış açısı geliştirmiştir.

Sonuç

Kapitalizmin insan ruhunu yok sayan eğilimlerinin git gide arttığı bir dünyada daha insancıl bir yaklaşımın benimsenmesi, burjuva sınıfının tek taraflı kazanç inadından vazgeçerek toplumsal kucaklaşmayı ve dayanışmayı arttıracak düşünsel yapıyı içselleştirmesi, toplumdaki farklılıkların zenginlik kabul edilmesi, ötekileştirmek yerine bütünleştirmenin tercih edilmesi, keskin sınıfsal farklılıkların ortadan kaldırılması, alt sınıfa mensup birisinin okuyarak, emek harcayarak, çalışarak bir üst sınıfa geçmesinin mümkün kılınması daha yaşanabilir bir dünyanın kapılarını açacaktır.

Dr. Nurullah GÜNGÖR

nurullah@nurullahgungor.com.tr

@dr_ngungor

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*