Fake news headline on a newspaper

İkna Çağı, Propagandanın Gündelik Kullanımı ve Suistimali

21. yüzyıl ikna ve propaganda üzerine kurgulanmış bir sahneden ibaret. Nereye bakarsanız bakın bilgi bombardımanına tutuluyor, yönlendiriliyorsunuz. Üstüne üstlük, tüm aldığınız kararları da kendiniz alıyormuş hissiyatına kapılıyorsunuz. Bu hissiyat kocaman bir yalan. Kararlarınızın neredeyse tamamını propagandanın etkisi altında kalarak alıyorsunuz.  İşte tüm bu gerçekliğe ilişkin olarak yazılmış bir başyapıt var. Kitabın yazarları Anthony Pratkanis ve Elliot Aronson. Pratkanis, Santa Cruz Kaliforniya Üniversitesi’nde psikoloji profesörü. Aronson’da yine aynı üniversitede psikoloji araştırma profesörü olarak görev yapmakta. 421 sayfalık bu eser, the Kitap yayınları tarafından Nagihan Haliloğlu çevirisi ile dilimize kazandırılmış.

Reklamların insan psikoloji üzerindeki etkisinin anlatıldığı kitabın 1. Bölümünde yer alan Propaganda Çağımız başlıklı şu örnek oldukça kayda değer.

“1990’ların başında on yedi yaşındaki Demetrick James Walker on altı yaşındaki bir çocuğu öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkûm edildi. Katlin sebebi şuydu: Demetrick televizyonda gördüğü 125 dolarlık Nike Air Jordan ayakkabılarından bir çift edinmeyi o kadar çok istiyordu ki, 22 kalibrelik silahını Johnny Bates’in kafasına dayadı, tetiği çekti ve bir çift yüksek tabanlı ayakkabıyla oradan uzaklaştı. Duruşma esnasında Houstan savcısı Mark Vinson suçun bir kısmını reklamlarda yaratılan imajlarda buldu. “Spor giyim etrafından bir lüks havası oluşturmuş olmamızın insanları cinayet işlemeye itmesi çok kötü bir şey”.[1] (Colford, S.W. (19 Mart 1990). Athlete endorssers fouled by slayings. Advertising Age. s.64 aktaran (Pratkanis ve Aronson, İkna Çağı, 2018, s. 15.)  dedi.

Yakın döneme şöyle bir dönüp bakacak olursak, ülkemizde de bir çok televizyon dizisinin insanları doğrudan etkilediğini görebiliyoruz. Dizide ölen kahramana kılınan gıyabi cenaze namazından tutun da kahramanın hal ve hareketlerini taklit edip onun gibi giyinmelere kadar envai çeşit durum kendisini göstermiştir. 2000 yılından önce propaganda araçlarının temelini televizyon dizileri, gazete ve radyo oluştururken, günümüzde sosyal medyanın etkisi tüm bunları geride bıraktı.

1933 ve 1945 yılları arasında Hitlerin propaganda bakanlığını yapmış Joseph Gobbels “bana vicdansız bir medya verin, size bilinçsiz bir halk sunayım” sözü ile kitle iletişim araçlarının ne kadar etkili olduğunu ifade etmiş oldu. Ayrıca Gobbels’in şu ifadelerini de hatırlatmakta fayda var “her zaman etrafınızda bir yalaka ordusu bulundurun”. “Önemli olan aydınlar değil kitlelerdir. çünkü onları kandırmak çok kolay”

Durum günümüzde de aynı şekilde devam ediyor. Tek değişen farkındalık oldu. Artık medyanın yönlendirici bir unsur olduğunu az çok eğitimli herkes anlayabiliyor.

Kitapta dikkatimi çeken bir başka bölüm de, kafamızdaki kalıpsallaşmış yargıların düşüncelerimizi nasıl etkilediği noktasında idi, kitabın yazarları şu örneği vermişler.

Seçkin politika analizcisi Walter Lipmann, Public Opinion’da (Kamuoyu) küçük bir maden kabasında büyüyen ve bir gün neşesini kaybedip keder hummasına tutulan genç bir kızın hikayesini anlatır. Rüzgâr birdenbire bir mutfak camını kırmıştı. Genç kızı kimse teselli edemiyordu ve kızcağız saatler boyunca anlaşılmaz bir şekilde konuştu. Sonunda anlaşılır bir şekilde konuşabildiğinde kırılan camın yakın bir akrabasının öldüğü anlamına geldiğini açıkladı. Yani  öldüğünden emin olduğu babasının yasını tutuyordu. Kız günler sonra babasının yaşadığına dair bir telgraf gelinceye kadar böyle kederli kaldı. Öyle görünüyordu ki kız basit bir dışsal olay (kırılan cam), bir batıl inanç (kırılan camın ölüm manasına geldiği), korku ve babasına duyduğu sevgi üzerine bir hikaye inşa etmişti. (Lippmann, W. (1922), Public opinion, New York: Harcourt, Brace, aktaran (Pratkanis ve Aronson, İkna Çağı, 2018, s. 101.)

Yazarlar doğal olarak şu soruyu soruyorlar “Hangi raddeye kadar, bu genç kız gibi, kafamızdaki hikayelerin düşüncelerimize ve hareketlerimize yol göstermesine izin veriyoruz?” (s. 101-102)

Dr. Nurullah GÜNGÖR

nurullah@nurullahgungor.com.tr

KAYNAKÇA

[1] Anthony Pratkanis, Elliot Aronson, Propagandanın Gündelik Kullanımı ve Suistimali , the Kitap, trc. Nagihan Haliloğlu, Kasım  2018.

Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*