Toplumsal Sözleşme Reformist Bir Hareket Midir?

Doktora çalışmamın ana konusunu oluşturan toplumsal sözleşme kavramına ilişkin yapmış olduğum inceleme, değerlendirme ve gözlemlerden yola çıkarak diyebilirim ki sözleşmeler uygun koşullar altında kendiliğinden ortaya çıkan kitlesel ihtiyaçların birer yansımasıdır. Bu piramidin unsurları adalet, ahlak ve mülkiyet basamaklarıyla tamamlanmaktadır. Adalet birey ve devlet arasındaki güvenin bir tezahürüdür. Ahlak evrensel edimlerin tabandaki yansımasıdır. Mülkiyet ise küresel sistemin onayladığı iktisadi hareketlerin yereldeki karşılığıdır.  Toplumsal sözleşme kavramı piramidin bu basamaklarını eşdeğer görür ve birini diğerinden daha önemli kılmaz. Çünkü sözleşme huzur ve refah dilemmasının da ötesinde nitelikli bir denge ortamı arar.

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere bir toplumsal sözleşmenin varlığı, hayat bulduğu cemiyetin insan hak ve özgürlüklerini, düşünce ve ifade özgürlünü, bir arada yaşama kültürünü temel almakta, kontrol ve denge mekanizmasını aktif bir şekilde çalıştırmaktadır. Nitekim reformist bir hareket olarak kabul ettiğimiz toplumsal sözleşmeler egemenliği halka bırakmaktadır. Bunun sonucunda da birey güçlenir ve toplumsal katman daha dayanıklı bir yapıya bürünür.

Bu konuya en isabetli vereceğimiz örnek, Hz. Peygamber’in (sav) Mekke’den Medine’ye göç etmesi neticesinde oradaki ahali ile beraber yürürlüğe koyduğu Medine Vesikası‘dır. Biz bu vesikayı toplumsal sözleşme olarak kabul etmekteyiz. Vesika özü itibarıyla reformist bir harekettir, Medine’de var olan veya var olabileceği öngörülen kaosu durdurmak için inşa edilmiştir. İnsanların birbirlerinin haklarına riayet etmesi, dinlerine saygı duyması ve hiçbir koşul altında ayrıma gitmemesi gerekliliği sözleşmenin niteliklerindendir.

Medine Vesikası‘ndan da anlaşılacağı üzere sözleşmeler reformist hareketlerdir. Toplumda şekillenen huzursuzluğu dindirme amacıyla vücut bulur ve asla yapay bir şekilde ortaya çıkmazlar. Nitekim onları anayasadan ayıran en dikkat çekici etken de budur. Netice itibarıyla sözleşme, toplumsal istencin tezahürü olarak ortaya çıkar ve kuvvetli bir mutabakat arar.

Dr. Nurullah GÜNGÖR

3 thoughts on “Toplumsal Sözleşme Reformist Bir Hareket Midir?

  1. Servet Keskin

    Nurullah Hocam merhaba, son zamanlarda bir çok kişi toplumsal sözleşme üzerine konuşuyor. Ben de bu konuyla yakından ilgiliyim. İşin açıkçası sizden başka bu konuda da derli toplu yazan yok. Hakkınızı helal edin. Bilgilerinizden çok istifade ediyoruz. İyi günler.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*