Covid19 Virüsü İnsanlığa Ne Anlatmaya Çalışıyor?

Bugünlerde hangi TV’yi izlesek, hangi gazeteyi okusak, hangi sohbet ortamında bulunsak tek konu Covid19. Görünmeyen bu virüs Dünya’nın şalterini indirmiş durumda. İşyerleri çalışmıyor, fabrikalar üretmiyor, okullarda ders işlenemiyor. Kapitalizmin emek emek işlediği örüntü, Covid19’un ellerinde can çekişiyor.

Peki neden böyle oldu? Bu konuyu anlamak evrimin dilini konuşmaktan konuşmaktan geçiyor. Evrim teorisi der ki; yaşam kendisini bir sonraki nesle aktarmaya programlanmıştır, eğer bir zorluk ya da güçlükle karşılaşırsa önündeki engelleri ortadan kaldırmak için farklı bir forma bürünür ve genlerini garanti altına almaya çaba sarf eder. 

Bu konuyu biraz somutlaştıralım, sanayi devriminden bilgi ya da uzay çağına geldiğimiz şu günlerde hava kirliliğinden, dünyanın manyetik alanının kaymasına kadar pek çok sorun tartışıla gelmiştir. Özellikle küresel ısınmayla beraber buzulların erimesi, doğal olmayan orman yangınlarının artması, su kaynaklarının kuruması bu söylediklerimizin başlıcalarıdır. İnsanoğlu kapitalizmin dayattığı ihtiyaç fazlası üretime o kadar çok odaklandı ki, evimizi yani dünyamızı görmezden geldi. Fazladan üretilen her ayakkabı, poşet, tişört, telefon, tablet doğaya ek bir yük getirdi. Gökyüzü karbonmonoksite boyandı. Dünyanın koruyucu tabakası ozon yavaş yavaş incelmeye, yer yer de açılmaya başladı. Güneş tüm zararlı ışınlarını canlıların üzerine doğrulttu. Artık o, bazı bölgelere faydadan çok zarar vermeye başladı. Tüm bunlar olup biterken canlı yaşamı yok oluyordu. İnsanoğlu kendisini o kadar üstün gördü ki, dünyayı paylaştığı diğer canlıları yok sayıyordu. Oysaki tüm canlılar dünyanın paydaşıdır ve insan, havyan ve bitki türleri aynı evin misafirleridir.

Doğa bu yıkıma bir dur demeliydi ve en güçlü silahını ortaya çıkardı. Bu etkili silah doğanın daha önce onlarca kez denediği ve başarılı olduğu virüstü. Dünya yakın zamanda bunu İspanyol gribi ile gördü. 1918-1920 yılları arasında 50 milyondan fazla insan hayatını kaybetti. Günümüzde modern tıp oldukça ileri durumda, medya aracılığıyla sürekli olarak virüsü kendimizden nasıl uzaklaştıracağımıza yönelik telkinlerde bulunuluyor. Dolasıyla İspanyol gribi gibi bir felaket öngörülmüyor ancak bu durumdan çıkartmamız gereken onlarca ders var. Artık doğanın dilini öğrenmemiz gerekiyor. Kapitalizmin acımasızca dayattığı ihtiyaç fazlası üretimin ve buna paralel gelişen tüketimin önünün kesilmesi, çevresel duyarlılıkların fazlalaşması lüzumludur. Yoksa bir sonraki uyarısı çok daha sert olabilir.

Not: Bu yazıyı yazdığım tarih itibarıyla (23/03/2020) dünyadaki vaka sayısı 339.645 ve sayı hızla yükseliyor. Ölüm oranı  %4 civarında.

Dr. Nurullah GÜNGÖR

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*