Medine Vesikası Temelinde Vatandaşlık Anlayışı

İlk toplumsal sözleşme örneği olarak kabul ettiğimiz Medine Vesikası vatandaşlık haklarına ilişkin günümüz modern hukukun kabul ettiği ve hedeflediği düzenlemeleri 622 yılında yürürlüğe koymuştur. Malumunuz olduğu üzere bu düzenleme Medine-i Münevvere’de kurulan devletin kurucu sözleşmesidir. Herhangi bir din, mezhep, ırk ayrımı gözetmeden vatandaşları tek devlet çatısı altında toplamıştır.

Mısır’da bir dönem Cumhurbaşkanlığına da aday olan Muhammed Selim Avva konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulunmuştur.

“İlk İslam devletinde vatandaşlık sadece Müslümanlarla sınırlı değildir. Bilakis vesika Medine’de oturan Yahudilerin de devletin vatandaşı olarak görüldüğünü belirtmiş, bu çerçeve de onların da hak ve görevlerini belirtmiştir. Vesikanın 25. maddesi der ki: “Avf oğulları Yahudileri inanlarla birlikte bir ümmettir. Yahudiler kendi dinlerine göre, Müslümanlar da kendi dinlerine göre yaşarlar. Bu haklardan hem kendileri hem de Mevlaları yararlanırlar. Ancak haksızlık yapan ve suç işleyen korunamaz” (1)

Nitekim İslâm dini “iyiliği emretmek ve kötülüğü men etmek” üzerine kuruludur. Toplumu oluşturan bireyler kamunun menfaatini gözetme ve koruma görevini üstlenmektedir. Birey haklarını iki kutuplu bir anlayış ile ele almaktadır. Bir tarafta kendi hakkını diğer tarafta da karşı tarafın hakkını müdafaa etmektedir. Bu şekilde inşa edilen İslam toplumsal sözleşmesine dayalı yönetim anlayışı modern çağın gerekliliklerine uygun bir anlayış olarak değerlendirilmektedir.

Yine İslam toplumsal sözleşmesi vatandaşlık bağı olarak “barış” argümanını ileri sürmektedir. Bunun nedeni insanlar arasında bir arada yaşama kültürünü benimsetmektir. Öte yandan söz konusu bakış açısı “kültürel kod” haline geldiğinde gelecek nesillere güçlü bir miras bırakılmış olacaktır.

Dolayısıyla Medine Vesikası örnekliği temelinde vatandaşlık istenci barışı amaç edinen, özgürlükleri kutsal kabul eden, herhangi bir etnik, dini ayrımı gözetmeyen ve kardeşlik hukukunu hak bilen bir anlayış üzerine inşa edilmiştir.

 

Dr. Nurullah GÜNGÖR

nurullah@nurullahgungor.com.tr

KAYNAKÇA

Muhammed Selim Avva, İslam Devletinde Yönetim Şekli, çev. Adem Yerinde, Mana Yayınları, Kasım 2011, s. 42-43.

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*